Bir veda denemesi de benden
Sonbahar veda demek
Tek veda kış gelirken mi yaşanır
Sadece yapraklar mı düşer dalından
Kalp de yaprak döker mi
Sessiz ve üzgün
Yüreğin vedası da olur mu ki
Kim gider kim kalır zamanla
Gidenler baharla yeşertir mi kalbi
Gelirler mi tekrar
Yoksa her gidişte bir dönüş ihtimali yok mudur ?
Gidiş ve terkediş hep kolay da
Kalmak hep zor mudur?
Ağaç gibi tekbaşına kalmak,
Yapraksız, renksiz ve kupkuru…
Kalemi kırdırtacak kadar güzel.
Veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2012 Çarşamba
4 Aralık 2012 Salı
Sonbahar: Veda
Sonbahar geldi, gönlümde hâlâ ilkbaharın esintileri dolaşırken.
Hüzün şarkıları çalmaya başladı yine.
Ayrılıkların mevsimi bu.
Ağaçlar vedalaşıyor yapraklarıyla.
Kuşlar selamlıyor yuvacıklarını son kez.
Terkediş başlıyor vakitsizce yine.
Uzaklara gidiyor herkes.
Bilinmezliklerin diyarına kök salmaya aday her birey.
Yağmur dövüyor evimin kapısını.
İçeri girmek için izdiham çıkartıyor.
Boyumu aşıyor artık fırtınalarının boyu.
Kışa haber salıyor artık.
Elçi görevini yerine getiriyor.
Heryer karanlık, çamur, basık, kapanık.
Yapraklar kızılın tonlarında.
Ağaçlar kahvesini koyulaştırıyor artık.
Toprak insanı yutacak gibi.
İstanbul'a sonbahar çöküyor.
Burası artık bambaşka bir şehir.
Giysilerini değiştiriyor caddeler.
Kaldırımlarını yağmurlar suluyor.
Bahçelerini toprağın kokusu sarıyor.
Şemsiyelerce insan dolanıyor yollarda.
Havanın boğukluğunu gidermekte gökkuşağından fırlamış şemsiyeler.
Eldivenler, mantolar, atkılar, şallar.
Her yerde farklı motiflerle bezeniyor baharın sonu.
Kış geliyor, geliyor, geliyor.
Bahar sona eriyor.
Bu veda mevsimide bitiyor.
Hüzün şarkıları çalmaya başladı yine.
Ayrılıkların mevsimi bu.
Ağaçlar vedalaşıyor yapraklarıyla.
Kuşlar selamlıyor yuvacıklarını son kez.
Terkediş başlıyor vakitsizce yine.
Uzaklara gidiyor herkes.
Bilinmezliklerin diyarına kök salmaya aday her birey.
Yağmur dövüyor evimin kapısını.
İçeri girmek için izdiham çıkartıyor.
Boyumu aşıyor artık fırtınalarının boyu.
Kışa haber salıyor artık.
Elçi görevini yerine getiriyor.
Heryer karanlık, çamur, basık, kapanık.
Yapraklar kızılın tonlarında.
Ağaçlar kahvesini koyulaştırıyor artık.
Toprak insanı yutacak gibi.
İstanbul'a sonbahar çöküyor.
Burası artık bambaşka bir şehir.
Giysilerini değiştiriyor caddeler.
Kaldırımlarını yağmurlar suluyor.
Bahçelerini toprağın kokusu sarıyor.
Şemsiyelerce insan dolanıyor yollarda.
Havanın boğukluğunu gidermekte gökkuşağından fırlamış şemsiyeler.
Eldivenler, mantolar, atkılar, şallar.
Her yerde farklı motiflerle bezeniyor baharın sonu.
Kış geliyor, geliyor, geliyor.
Bahar sona eriyor.
Bu veda mevsimide bitiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)