Makyaj Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makyaj Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2012 Perşembe

Oje

Hangi oje yakışmaz ki kız sana?
Parmakuçların narinliğiyle vücuduma temasta bulunuyor.
Ürkekçe.
Hassas bir biçimde ellerinle yüzüme düşen saçlarımı çekiyorsun, bir kenara.
Ellerin saçlarımda dolaşıyor.
Ojelerin dikkatimi çekiyor.
Bambaşka renklerde bir evren gibi.
Ellerin ojelerle renkleniyor.
Makyajından nasibini almamış hiçbir mevkii kalmıyor sanki.
Ayakuçlarınla yükseliyorsun gökyüzüne doğru.
Bütün parmakların ojelerinle ışıl ışıl.
Ojelerin kurusun diye bekliyorsun.
Üflüyor, soluyor, nefesinle rüzgarları yolluyorsun.
Bütün işlerden kaçarcasına kopuyorsun.
Ojelerini büyük bir kıymetle kullanıyorsun.
Hazineymişcesine saklıyorsun.
Ojelerinde gökkuşağından nasibini almış.
İçerisinde bütün renk pigmentlerini barındırıyor.
Bütün çiçeklerden renk toplanmış gibi.
Toprağın bütün değerleri kutucuklarda.
Senin için barındırılmış.
Senin için hapsolmuş.
Dünyanın bütün renkleri arıların balları gibi toplanmış, işlenmiş, hazırlanmış.
Senin olsun diye.
Sen kullan diye.
Sana ait olsun diye.

Oje; küçük kutucuklarda bir gökkuşağı.
Sen hangisini seçersen, gök o renge bürünecektir.

Makyaj Serisi IV


















17 Ekim 2012 Çarşamba

Ruj Lekesi

Filmlerde gömlek yakalarını süsleyen ruj izleri.
Bütün egzotik filmlerin unutulmaz malzemesi.
Dudakları parlatan, ışıl ışıl yapan, renkten renge sokan bir ruj.
Senide süslüyor.
Daha doğrusu senin onu sürmen dahi ruju gözümde büyütüyor.
Sende olan ne varsa; hepsi güzel.
Rengi önemsiz.
O renge anlam katan senin seçmiş olman.
Dudakların ışıl ışıl parlıyor.
Güneşi yansıtıyorsun.
Kıpkırmızı bir tonda kanımı hızlandırıyorsun.
Allığı müthiş bir yankı uyandırıyor hücrelerimde.
Güneşle buluştuğunda rujun; gözlerim kamaşıyor.
Rujun beni bağlıyor.
Elimi, kolumu, bedenimi oynatamıyorum.
Her şey beni sana yakınlaştırıyor.
Rujunu taşırmışsın.
Düzeltmeye çalışıyorsun.
Dahada bi bulaştırıyorsun sağına soluna.
Komik bir sahne sergiliyorsun gözümün önünde.
Film setinde amatörce hareketler yapıyorsun adeta.
Çocukluktaki alışkanlıklarından vazgeçemiyorsun.
Rujunu daha bi hevesle sürüyorsun.
Çocukluktaki alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum.
Ruj izini yanağımdan silemiyorum.
Ömrüm boyunca silmemeye yeminler ediyorum.
Dudaklarını birleştiriyosun.
Bedenimi teninde birleştiriyorsun.
Kıpkırmızı.

Ruj leken emanetin gibi.
Madalya gibi taşımaktayım bedenimde.

Makyaj Serisi III



Allığın Tonları

Yanaklarında türlü oyunlar.
Çekimserlik, utangaçlık, narinlik.
Hepsi küçük bir rengin verdiği hazla işlenmiş oraya.
Bir dövme gibi, bir mühür gibi kalıcı.
Bir gizem kadar etkili.
Yerçekimi kadar kesin kararlı.
Beni tutup çekmekte kendine.
O halinle teyakkül ediyorum seni.
Elinde türlü fırçalar.
Önünde doğanın bütün renkleri.
Yapaylık ve doğallık beraber barınmakta.
Birbirlerine sürtünmelerden tonlarını elde ediyorsun.
Fırçanla bir ressamın görüntüsünü yakalıyorsun.
Mühim bir iş için çabalamaktaymış hissini veriyorsun.
Fırçan uzanmakta al bir renkte yanaklarına.
Allığının rengine gizleniyorum.
Her zaman seninle olmak istiyorum.
Sana ait olacak ne varsa onda kendimi görmek istiyorum.
Bütün makyaj setine saklanıyorum.

Allığının tonları, ressamın fırçasından savrulan renklerde.
Allığın doğal bir yapaylık gibi.

Apple: Şu ana kadar en çok satanlarda 1 numara tam bir gül kurusu rengi. Yanakta çok tatlı mat bir pembe. Alıp da pişman olmayacağınız bir renk. Her makyaj severin bir tane edinmesi gerek.

Makyaj Serisi II



15 Ekim 2012 Pazartesi

Ramelin Karası

Simsiyah bir ramel gözlerini çıkarıyor yuvalarından.
Bir kalemle karalanmış hissi veriyor.
Kendimi kara kalem bir portrenin karşısında buluyorum adeta.
Ramelinin siyahına bende karışıyorum.
O siyahta kendimi görüyorum.
Karalığın içinde aydınlık bir yol görüyorum.
Gözyaşlarıyla aydınlanan bir aralık.
Kirpiklerin gökyüzümün atmosferini kaplıyor.
Gözlerin bütün dünyayı şöyle bir süzüyor.
Sonra bende karar kılıyor.
Göz bebeklerin bir büyüyor, bir küçülüyor.
İçinde; bir aydınlanmalar oluyor, bir kara bulutlar doluşuyor.
Camdan bir kule gibi şeffaflaşıyor.
Kendimi görürken seni gözden kaybediyorum.
Ayna gibi saydam bir yapıya dönüşüyor.
Gözlerin yanıltıyor beni.
Ramelin oyunlar oynuyor bana.
Çözemediğim bir bulmacanın içindeyim.
Makyajının oyunları büyülüyor beni.

Ramelin, ah o ramelin.
Ramelinin karasınde esaretteyim.

Makyaj Serisi I