Eskiköy Üçlemesi: III
Yeşile boyanmış pencerelere gün yüzünü göstermiyor bir türlü,
Gidenin ardından bakanlar içlerindeki boşluğu dolduramıyor.
Binlerce gül kurudu çatlak avuçlara ekilen umut diye,
Beklenen yağmur gelmedikçe kurudu süt veren göğsümüz.
Kaç tütsü yakıldı taş kaldırımlarda, bitsin diye bu lanet,
Kalpte bukağıyla kaç kuş salındı özgürlüğe, bitsin diye bu sürgün.
Yan yana uzanmış yatmakta başlangıçla son, ölüyle diri;
Baş başa vermiş düşünmekte çözümle düğüm, seninle ben.
Kış otağını kurduğunda geniş ovanın orta yerine,
Geriye kim kalır kemiklerden başka, kim bakar ardına?
Zaman, kuşun boynunu vurdukça içimde bir feryat kopar;
Ellerin tohumlarını saçtıkça bostanımda hayatlar biter.
Bir su kuyususun, en tepeden köklerime bakan durmadan,
Bir mezarlıksın, daha girerken beni karşılayan, kimseye bırakmadan.
Bostanım, üç beş ağacım, soyumun tanığı, köyümün toprağı,
Bostanım, geçmişin kırık dökük parçası, atalarımın mirası(sın).
Eskiköy Üçlemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskiköy Üçlemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Nisan 2016 Pazartesi
3 Nisan 2016 Pazar
Buğday Tarlası
Eskiköy Üçlemesi: II
Alev almış yanıyor buğday tarlası,
Alev almış yanıyor soyum,
Yaşamak için toyum.
Bütün çarpıntılarım zorla,
Hayat isterse dursun,
Zaman geçiyor kendinden büyük susuşla.
Kurak topraklarda ne biter,
Savaş, ölüm, vahşet, korkudan başka,
Kurak gönüllerde ne biter?
Eriyişini gördüm kuşların dallarda,
Yılanların su kuyularında,
Ölümünü gördüm insanların yorganlar arasında.
Asırlar birikip kalmış tahtamaç aralığında,
İncir ağacı dikilmiş ocaklar,
Çoktan yüz tutmuş yosunlara.
Örtün kapıları, örtün pencereleri,
Buz tutan sarkıçları çözün,
Çözün buz tutan yürekleri.
Alev almış yanıyor buğday tarlası,
Alev almış yanıyor soyum,
Yaşamak için toyum.
Bütün çarpıntılarım zorla,
Hayat isterse dursun,
Zaman geçiyor kendinden büyük susuşla.
Kurak topraklarda ne biter,
Savaş, ölüm, vahşet, korkudan başka,
Kurak gönüllerde ne biter?
Eriyişini gördüm kuşların dallarda,
Yılanların su kuyularında,
Ölümünü gördüm insanların yorganlar arasında.
Asırlar birikip kalmış tahtamaç aralığında,
İncir ağacı dikilmiş ocaklar,
Çoktan yüz tutmuş yosunlara.
Örtün kapıları, örtün pencereleri,
Buz tutan sarkıçları çözün,
Çözün buz tutan yürekleri.
2 Nisan 2016 Cumartesi
Vişne Ağacı
Eskiköy Üçlemesi: I
Kırılgan ruhumuzu incittiler,
Güneş kokan tenimizi.
Bizi dünyanın içinden ittiler.
Bizi kendimizle baş başa bırakıp,
Gittiler.
Vişne topladığımız ellerimizi çizdiler.
Ağaç dallarını yüzdüler,
Hiç acımadan kör bir bıçakla.
Bizi daha "biz" olamadan yaşamdan,
İttiler.
Sarı kumların üstünde ayağımızı kaydırdılar.
Köy mezarlığının önünden geçerken,
Atalarımızın adını kazındıkları yerden sildiler.
Dirilerimizi de ölülerimizle beraber yokluğa,
Gömdüler.
Biz daha ne yaptığımızı bilmeden âteşimizi söndürdüler.
Şeytan diye taşa tutup,
Melek diye göğe yücelttiler.
Kimin yoluna uyduklarını bilmeden bizi dalımızdan,
Kopardılar.
Vişne ağacına tırmandılar.
Gökyüzünü yere serdiler,
Bir kilim açıp.
Ekinlerin öte yanındaki kızıl taneleri,
Seyrettiler.
Kırılgan ruhumuzu incittiler,
Yokluk kokan bedenimizi.
Bizi dünyanın içinden ittiler.
Bizi ölümle baş başa bırakıp öteye,
Çekildiler.
Kırılgan ruhumuzu incittiler,
Güneş kokan tenimizi.
Bizi dünyanın içinden ittiler.
Bizi kendimizle baş başa bırakıp,
Gittiler.
Vişne topladığımız ellerimizi çizdiler.
Ağaç dallarını yüzdüler,
Hiç acımadan kör bir bıçakla.
Bizi daha "biz" olamadan yaşamdan,
İttiler.
Sarı kumların üstünde ayağımızı kaydırdılar.
Köy mezarlığının önünden geçerken,
Atalarımızın adını kazındıkları yerden sildiler.
Dirilerimizi de ölülerimizle beraber yokluğa,
Gömdüler.
Biz daha ne yaptığımızı bilmeden âteşimizi söndürdüler.
Şeytan diye taşa tutup,
Melek diye göğe yücelttiler.
Kimin yoluna uyduklarını bilmeden bizi dalımızdan,
Kopardılar.
Vişne ağacına tırmandılar.
Gökyüzünü yere serdiler,
Bir kilim açıp.
Ekinlerin öte yanındaki kızıl taneleri,
Seyrettiler.
Kırılgan ruhumuzu incittiler,
Yokluk kokan bedenimizi.
Bizi dünyanın içinden ittiler.
Bizi ölümle baş başa bırakıp öteye,
Çekildiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)