Amerikan Rüyası: I
Anılarım hakkında yazmak istiyorum.
Bu şarkıyı ilk duyduğum ânı hatırlıyorum.
Sürüyordum ve şarkı kendini tekrar ediyordu,
Hiçbir sözün olmadığı bu şarkı.
Ben kendimi ve şarkıyı durduramıyor,
“Dur” tuşuna dokunamıyor,
Yeniden ve yeniden dinliyordum
ve akıp giden görüntülerinde şarkının macerasını görüyordum insanoğlunun,
Yıldızları, avuçlarına geçmişini geçirmiş insanoğlunu ve boğulma hissini.
23 Mayıs 2019 Perşembe
18 Mayıs 2019 Cumartesi
Passenger
Today I am a lost passenger
Because my compass was you
and a ship without the compass
finds itself deep of the sea
Nothing will change with forgetting or without forgetting
I only dreamed a peaceful death
In the middle of our field of wheat
Under an old tree
I only want a cemetery where you’re the guard
I want that you’ll die with me
I want to share with you the same death
At same time
When I lost my dreams
I saw your dream in front of me
The day of I lost your body
I lost my reality too
When people love someone they live in dreams and they don’t want to wake up
Yolcu
Bugün kayıp bir yolcuyum
Çünkü sendin pusulam
ve pusulası olmayan bir gemi
Kendini ancak denizin dibinde bulur
Unutmak veya unutmamak hiçbir şeyi değiştirmiyor
Tek düşlediğim huzurlu bir ölüm
Buğday tarlamızın orta yerinde
Yıllanan bir ağacın dibinde
Tek istediğim bekçisi olduğun bir mezarlık
Benimle ölmeni isterdim
Aynı ölümü paylaşmayı
Düşlerimi yitirdiğim gün
Hayalin vardı karşımda
Bedenini yitirdiğim gün, sıcaklığını
Gerçekliğimi de yitirdim
İnsan bir kez sevince rüyalarda yaşıyor artık ve uyanmak istemiyor.
Çünkü sendin pusulam
ve pusulası olmayan bir gemi
Kendini ancak denizin dibinde bulur
Unutmak veya unutmamak hiçbir şeyi değiştirmiyor
Tek düşlediğim huzurlu bir ölüm
Buğday tarlamızın orta yerinde
Yıllanan bir ağacın dibinde
Tek istediğim bekçisi olduğun bir mezarlık
Benimle ölmeni isterdim
Aynı ölümü paylaşmayı
Düşlerimi yitirdiğim gün
Hayalin vardı karşımda
Bedenini yitirdiğim gün, sıcaklığını
Gerçekliğimi de yitirdim
İnsan bir kez sevince rüyalarda yaşıyor artık ve uyanmak istemiyor.
18 Nisan 2019 Perşembe
Ankara
Ankara’dan geliyorum sana,
Cebimde senin için taşıdığım soğuğu ziyaretimin,
Bir taş duvar, bir bodur çalı ve bir kırmızı ev,
Hepsini topladım geliyorum sana,
Belleğimdeki acıyla.
Otobüsteyim ve başım vuruyor cama,
Başım cama vuruyor ve cam çatlıyor,
Tıpkı beynim gibi,
Etrafa parçalarını saçıyor.
Dön bak geçmişe,
ki ben oradayım,
Uzun bir yolculuk bu sensiz
ama biliyorum,
Sana dönüyorum,
Başka bir şehrin intikamıyla.
31 Mart 2019 Pazar
Aşktır Bizi Var Eden
Aşktır bizi var eden
ve insan kılan.
ve ev,
başımıza gelen en güzel şeydir,
birlikte olunca.
Kapısı açıktır gönlün herkese,
lakin farkı vardır,
soluklanmaya gelenle
soluğun kendisi olanın.
Bundandır kapılar kapanır bir gün,
ancak kalp sever durur,
atar durur,
ömür sürdüğü müddetçe.
ve insan kılan.
ve ev,
başımıza gelen en güzel şeydir,
birlikte olunca.
Kapısı açıktır gönlün herkese,
lakin farkı vardır,
soluklanmaya gelenle
soluğun kendisi olanın.
Bundandır kapılar kapanır bir gün,
ancak kalp sever durur,
atar durur,
ömür sürdüğü müddetçe.
28 Şubat 2019 Perşembe
Çocukların Ölüm Dansı
Kendimi siper edebilsem,
Bir çocuğun çığlığına.
Durabilsem önünde,
Bebeğini kaybeden bir annenin önünde,
Yüreğini de yitiren.
Durdurabilsem dünyayı,
Bunca korkunç hikâyenin ardından.
Hâlâ sorarım kendime,
Nasıl yalnızca izler tanrı,
Bunca korkunç hikâyeyi
ve sessiz kalır?
2-26-2019
Roosevelt Boulvard, Publix
Bir çocuğun çığlığına.
Durabilsem önünde,
Bebeğini kaybeden bir annenin önünde,
Yüreğini de yitiren.
Durdurabilsem dünyayı,
Bunca korkunç hikâyenin ardından.
Hâlâ sorarım kendime,
Nasıl yalnızca izler tanrı,
Bunca korkunç hikâyeyi
ve sessiz kalır?
2-26-2019
Roosevelt Boulvard, Publix
Karakış Florida Günlüğü II
Karakış ne zaman bitecek, bilmiyorum ve umursamıyorum. Yazı kucaklamak üzereyken ayrılacağım. Sıcak bir his bu, kışın tam orta yerinde. Peki kış ne benim için, bir mevsim mi yoksa bir varlık mı veyahut bir kişilik. Bana en yakın geleni bir kişilik olduğu, bir isme teneffüz ettiği gibi bir bedene de denk geliyor o. İşte bu, tam da bu kışı benim için farklı kılıyor öteki mevsimlerden. Bir de sarhoşluğu soğuğun. Daha önce bir şeyin yaşanmamış olması onun yaşanmayacağı anlamına gelmez.
Kışın soğuğunda ve ne zaman başlayacağını ve biteceğini kestiremediğim yağmurlarında arabama sığınmış, bir süre için ev dediğim o yere sıkışmış, oda dediğim o yerlere sıkışmış kalmışken, bir özlem, geçmişe ve dolu olan her şeye karşı duyduğum, gelip yerleşirdi göğsüme her zaman. İşte özlemin artık zamanımın bir parçası hâline geldiği günler bir nihayete doğru paldır küldür ilerlerken, İngilizce ve Türkçe klavyeler arasında hızlı geçişler yaparken, buruk bir mutluluğum var. Tüm bunlar bana zamanın bir sürprizi ve hediyesi. Tüm bu tuhaflıkların içinde iki yıldır Florida'da yaşıyorum ve bu garip şeylerden belirsiz bir zevk alıyorum. Hayatıma kattığı her şey için şükran duyuyorum.
Şükran, Florida!
Kışın soğuğunda ve ne zaman başlayacağını ve biteceğini kestiremediğim yağmurlarında arabama sığınmış, bir süre için ev dediğim o yere sıkışmış, oda dediğim o yerlere sıkışmış kalmışken, bir özlem, geçmişe ve dolu olan her şeye karşı duyduğum, gelip yerleşirdi göğsüme her zaman. İşte özlemin artık zamanımın bir parçası hâline geldiği günler bir nihayete doğru paldır küldür ilerlerken, İngilizce ve Türkçe klavyeler arasında hızlı geçişler yaparken, buruk bir mutluluğum var. Tüm bunlar bana zamanın bir sürprizi ve hediyesi. Tüm bu tuhaflıkların içinde iki yıldır Florida'da yaşıyorum ve bu garip şeylerden belirsiz bir zevk alıyorum. Hayatıma kattığı her şey için şükran duyuyorum.
Şükran, Florida!
26 Şubat 2019 Salı
Yorgunluk / Ribault'ta Binlerce Gece
Yorgunluğundan ayaklarımın,
Yürüyemez oldum artık ileri.
Düşler gelir savrulur zihnime,
Geri götürür beni,
Geçmişin bataklıklarına.
Geçmişim bir bataklık oluverir;
Saplanır dururum, ilerleyemez bir adım dahi:
Yorgunluk beni benden alır.
Bu baş ağrısı gitmek bilmiyor.
Bekliyorum ve susuyorum durmadan.
Susuyorum ve kana kana içmek istiyorum:
-Seni.
Sensiz bir hülyanın tam orta yerindeyim,
Hiçbir şeye benzemeyen.
Nedir bu yorgunluk ve baş ağrısı,
Nedir bunca şey,
Payıma düşen bunca yoksunluk:
Neyin bedeli ve eskilerin dediği gibi;
Hangi günahın karşılığı bu?
Cevabını hiçbir zaman anlamayacağım
veya şimdilik,
Ki önemli değil eğer şimdi anlamıyorsam,
Cevabı.
Gelecekten umutsuzum:
Yarın yok ki.
Seni sevdiğim kadar,
Hiçbir şeyi sevmedim
ve yoksunluğun
ve yokluğun,
Tanrının yokluğundan ve yoksunluğundan bile
ve hatta yoksulluğundan,
Çok acıttı canımı.
Seni seviyorum,
...
ve bu yorgunluk,
Hiçbir zaman gitmeyecek,
Çünkü hepsi,
Yürüyemez oldum artık ileri.
Düşler gelir savrulur zihnime,
Geri götürür beni,
Geçmişin bataklıklarına.
Geçmişim bir bataklık oluverir;
Saplanır dururum, ilerleyemez bir adım dahi:
Yorgunluk beni benden alır.
Bu baş ağrısı gitmek bilmiyor.
Bekliyorum ve susuyorum durmadan.
Susuyorum ve kana kana içmek istiyorum:
-Seni.
Sensiz bir hülyanın tam orta yerindeyim,
Hiçbir şeye benzemeyen.
Nedir bu yorgunluk ve baş ağrısı,
Nedir bunca şey,
Payıma düşen bunca yoksunluk:
Neyin bedeli ve eskilerin dediği gibi;
Hangi günahın karşılığı bu?
Cevabını hiçbir zaman anlamayacağım
veya şimdilik,
Ki önemli değil eğer şimdi anlamıyorsam,
Cevabı.
Gelecekten umutsuzum:
Yarın yok ki.
Seni sevdiğim kadar,
Hiçbir şeyi sevmedim
ve yoksunluğun
ve yokluğun,
Tanrının yokluğundan ve yoksunluğundan bile
ve hatta yoksulluğundan,
Çok acıttı canımı.
Seni seviyorum,
...
ve bu yorgunluk,
Hiçbir zaman gitmeyecek,
Çünkü hepsi,
Yalnızlığımdandır,
Yalnızlığın diğer adı, sensizliktir,
Hattı zâtında gizli.
2-25-2019
Ribault, Jax, FL
Yalnızlığın diğer adı, sensizliktir,
Hattı zâtında gizli.
2-25-2019
Ribault, Jax, FL
5 Şubat 2019 Salı
Karakış Florida Günlüğü I
Ne daha önce bildiğim gibi bir yaz, ne de daha önce bildiğim gibi bir kıştı. Denizi hiç görmemiş doğulu bir çocuğa denizi anlatmak gibiydi Florida. Ne fırtınası ne koyu yağmurları daha önce bildiğim şeylere benziyordu ama öğrendim. İnsan yaşamak için öğrenmeye mecbur. İnsanların birçok şeyi yapmaya mecbur olduklarını ve kaldıklarını burada öğrendim. Yepyeni bir dünya ve heyecandı benim için. Daha önce başıma hiç gelmemiş bir şey. Ancak her şey sanırım bir gün tamam oluyor, ama kendime soruyorum: Eksik kalan bir şeyler yok mu hâlâ? Hayatımda, amaçlarımda, yaşamımın derinliklerinde, ruhumda, kalbimde, ailemde, dünyada, tanrıda, hâlâ eksik bir şeyler yok mu ve eğer varsa ne zaman tamam olacak bunca şey? Sanırım hiçbir zaman. Büyüdüm ve yenildim. Başka şekiller ve boyutlarda. Yenilginin farklı boyutlarını gördüm. Karakış geldi çattı ve ben öğrendim. Florida'da öğrendiğim en önemli şeylerden biri öğrenmek oldu. İşte bugün, tam da olduğum yerde, 2840 Herschel Street, Apt 7'de oturmuş, hayallare dalarak geçmişe bakıyorum. Bugünü ve dünü nasıl hatırlıyor ve hatırlayacaksam seni, sensizliği, seninle olmuşluğu da öyle hatırlayacağım. Yenilginin ne olduğunu soruyorum kendime, şeytan gibi cennetten kovulmak mı, Âdem gibi bilinmez bir keşfin bedeli mi, yoksa sadece bana ait olan basit bir şey mi; hangisi ve hangisi olmalı; büyük amaçlarla mı yaşamalıyım veya yaşamak zorunda mıyım? Kuşburnu çayını yıllar sonra yudumladıüım şu ânda neyi düşünüyorum yalnızlıktan ve kimsesizlikten başka? Yalnızca ben, ben miyim? Soru sormayı ve onları cevapsız bırakmayı seviyorum. Öte taraftan ne zaman sorularımı görsem onları cevaplandırıyorum kendime. Ancak ne zaman dilim bir şeyler söylemeye yeltense veya parmaklarım yazmaya, olmuyor, yine bir şeyler eksik kalıyor. ve kendime yine soruyorum: Bu dile getiremeyiş aslında tam olarak kavrayamadığımdan mı ileri geliyor yoksa her şey dile gelmez, bazı şeyler sadece farkedilir/hissedilir mi? Tam bu soruyu sorarken başka bir soru daha geliyor: Bahane mi arıyorum açıklayamayışıma yoksa bu da doğal bir soru mu? Hiçbir zaman sorular bitmeyecek, bitmesini istemem de. Bunlar beni var edecek, hepimizi. Sorusu olmayan bir hayat ve benlik olabilir mi? Herhangi bir soru olabilir ancak sorular daim her zaman. İşte böyle böyle devam edeceğim. Karakış Florida bu. Öğreniyorum ve yazıyorum.
Âh Bir Melektir
Âh, meleğim
yüzümü sana dönüyorum
Âh, meleğim
sen güneş
yakıyorsun gözlerimi
ey melek
yüzümü sana dönüyorum
Âhım düştü sana.
Kitabındaki "K" ben miyim?
Anahtar
dokunmayı beceremem
tekrar oku
severim tekrar etmeyi
hikâyeyi
hikâyeni yazacağım
çölün tam orta yerinde
-yolum ne zaman düşerse Kâhire'ye
-söz
Ocak 11, 2019
yüzümü sana dönüyorum
Âh, meleğim
sen güneş
yakıyorsun gözlerimi
ey melek
yüzümü sana dönüyorum
Âhım düştü sana.
Kitabındaki "K" ben miyim?
Anahtar
dokunmayı beceremem
tekrar oku
severim tekrar etmeyi
hikâyeyi
hikâyeni yazacağım
çölün tam orta yerinde
-yolum ne zaman düşerse Kâhire'ye
-söz
Ocak 11, 2019
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)